MUHTEŞEM DOLAŞIM SİSTEMİMİZ (2)

Tasarım Harikası Dolaşım Sistemini Tanımaya devam edelim,

Lenf Sistemi

Kılcal damarlar dokulara besinleri götürüp atıkları aldıklarında, verdikleri sıvıdan biraz daha azını geri alırlar. Önemli kan proteinleri dokuların içine sızar. Bu nedenle, vücudun lenf sistemine ihtiyacı vardır. Bu sistem, lenf adındaki tüm fazla sıvıyı toplar ve boynun altındaki büyük bir toplardamar ve göğüsteki başka bir toplardamar aracılığıyla bunu kan akımına geri verir.

Atardamar ve toplardamarların olduğu gibi, lenf damarlarının da birkaç türü vardır. En küçüğü, kılcal kan damarlarının tabakaları içinde bulunan kılcal lenf damarlarıdır. Oldukça geçirgen olan bu minik damarlar fazla sıvıyı emer ve bunu, daha büyük, toplayıcı lenf damarlarına yönlendirir; onlar da lenfi lenf kütüklerine taşırlar. Bu lenf kütükleri, lenf kanallarını oluşturmak için birleşir; sonuçta lenfi buradan toplardamarlara boşaltır.

Lenf kalbe sadece tek yönde akar. Bu nedenle, lenf damarları kardiyovasküler sistem gibi bir dolaşım yapmazlar. Lenf damarlarındaki güçsüz kas hareketi, yakın atardamarlardaki nabız atışı ile kol ve bacak hareketlerinin yardımı sayesinde ortaya çıkar ve lenf sıvısının lenf sisteminde ilerlemesine yardım eder. Lenf damarlarındaki herhangi bir tıkanma lenf sıvısının bu etkilenen bölgede birikmesine ve ödem denen şişliğin oluşmasına neden olur.

Hastalık yapan mikroorganizmalar da lenf damarlarını kullanırlar. Bu nedenle, Yaratıcımız lenf sistemini etkili savunmaları olan lenf organlarıyla güçlendirdi: lenf düğümleri, –toplayıcı lenf kanalları boyunca yayılmışlardır– dalak, timus, bademcikler, apandis, ince bağırsaktaki lenf folikülleri (Peyer plakları). Bu organlar, bağışıklık sisteminin başlıca hücreleri olan lenfositleri üretir ve depolar. Bu nedenle sağlıklı bir lenf sistemi, sağlıklı bir vücuda katkıda bulunur.

Dolaşım sisteminde yaptığımız gezinti burada sona eriyor. Ancak bu küçük tur bile, şaşkınlık verici karmaşıklığa sahip ve randımanlı çalışan bir tasarım harikasını ortaya koymuştur. Dahası, bu sistem hastalanmadıkça, saymakla bitmeyen görevlerini siz farkında olmadan sessizce yerine getiriyor. Bu nedenle, dolaşım sisteminize özen gösterin; böylece o da size özen gösterecektir.

Atardamarlarınız Önemlidir.

Birçok ülkede, arteriyoskleroz ya da “damar sertliği” başlıca ölüm nedenlerinden biridir. En sık rastlanan türü, atardamarların içinde yulaf ezmesine benzer yağ plaklarının (ateromların) oluşmasıyla meydana gelen aterosklerozdur. Bu plaklar atardamarın lümenini, yani iç boşluğunu daraltırlar; tehlikeli bir düzeye ulaştıklarında ve koptuklarında ise atardamarı tamamen tıkarlar. Dolaşan kan pıhtıları ile atardamar duvarının kas spazmları da tam tıkanmaya neden olabilir.

Kalp kasını besleyen koroner atardamarların duvarlarında plakların birikmesi özellikle tehlikeli bir durumdur. Böyle olduğunda, kalp kasına yetersiz kan gelir; bu durumun belirtisi ise, çoğu kez fiziksel bir işten sonra hissedilen, batıcı olmayan, sıkıştırıcı bir göğüs ağrısı olan anjinadır. Bir koroner atardamar tamamen tıkanırsa, kalp krizine ve kalp kasında hasara neden olabilir. Ciddi bir kalp krizi kalbin durmasına yol açabilir.

Ateroskleroz için risk faktörleri arasında; sigara, duygusal stres, şeker hastalığı, şişmanlık, hareketsizlik, yüksek kan basıncı, yağ bakımından zengin beslenme ve kalıtımsal yatkınlık sayılabilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s