Tanrının Eczanesinden Sağlık

gardenya_1344531772166

Meşhur İsveç şurubunu evinizde yapabilirsiniz.

Acı madde içerikli bitkilerin elma sirkesi-su karışımında açığa çıkmasıyla elde edilen İsveç şurubunun reçetesi, İsveçli Dr. Samst’ın ölümünden sonra, geride bıraktığı notların arasında bulunmuştur.

 

Bu sağlık iksirini, “Tanrının Eczanesinden Sağlık” adlı kitabıyla Maria Treben 1980′li yıllarda topluma tanıtmıştı. Türkçeye de çevrilen kitap, bu muhteşem şurubun bizim hayatımızda da yer bulmasına imkân sağladı. Bugün aktarlarda İsveç şurubu adıyla bulunan şurup ise Alman Dr. Ecz. Theiss’ın, Dr. Samst’ın reçetesine yaptığı bazı katkı ve değişikliklerle zenginleştirilmiş halidir. Reçetede belirtilen miktardaki droglar, 2-3 litrelik geniş ağızlı bir şişeye konularak üzerine 1,5 litre elma sirkesi eklenir. Şişe 2 hafta boyunca, günde 2-3 kere çalkalanarak, güneşte veya sıcak bir ortamda ağzı kapalı olarak bekletilir. Bu süre dolduğunda, kullanmak istenilen miktardaki şurup dört kat tülbentten birkaç kere geçirilerek tortularından iyice arındırılır ve koyu renkli şişelere alınır. Büyük şişedeki posalı şurup ise serin ve loş bir ortamda bekletilir.

 

Otları bulmak kolay

Türkiye’de çok güvenilen bir marka İsveç şurubu ekstresini hazır olarak piyasada bulunduruyor, siz de bu ekstreyi büyük marketlerde bulabilir ve bu ekstreden alıp elma sirkesi ile evinizde yapabilirsiniz. Hazır olarak bulamadığınız takdirde aşağıda verdiğimiz ölçülerde bitki ekstrelerini aktardan alıp bir kavanozun içine boşaltın. Bu ölçüde ekstrenin üzerine 1,5 litre elma sirkesini ekleyin. Balkonunuzun veya evinizin en çok güneş alan yerine yerleştirin (kış aylarında kaloriferin yanında yapmalısınız). 14 gün boyunca günde birkaç kere kavanozu çalkalayın. 14 günün sonunda süzerek koyu renkli şişelere aktarıp saklayın. İsveç şurubunun son kullanma tarihi olmadığını unutmayın. Şurubunuz ne kadar çok kalırsa gücü o derece artacaktır.

Dıştan kullanım

Uygulamak istediğiniz bölgeye sürün veya kompres yapın. Uygulama yapılacak bölgenin muhtemel deri tahrişini önlemek amacıyla önceden yağlı bir krem veya zeytinyağı ile nemlendirilmesi önerilir. Giysi üzerinde leke bırakmaması ve soğumaması için geçirgen olmayan bir madde ile örtülür ve sargı beziyle sarılarak sağlamlaştırılır. Kompresin belirli bir süresi yoktur, kurudukça yenilenebilir.

Kulak ağrısı, dışkulak yolunda sivilcelenme veya kabuklanma ve kulak uğultusuna karşı, şurupla nemlendirilmiş küçük bir pamuk parçası kulak yoluna sokulur ve uzunca bir süre (gece boyunca) etkilemeye bırakılır. Ama alkolün kulak yolunu kurutmaması için önceden, zeytinyağına batırılan küçük parmağı kulak yoluna sokmak doğru olur.

Burun içindeki kabuklanmalar, şurupla ıslatılan bir pamukla sık sık nemlendirilir.

Arı, böcek ve sivrisinek ısırıklarına karşı, o bölgeye hemen kompres yapılacak olursa, şişmez, kızarmaz, kaşınma olmaz ve acı hemen diner.

Kazalar sonunda oluşan kanamalara ilkyardım olarak, hemen bol şuruplu bir kompres yapılacak olursa, hastaneye ulaşana kadar kanama durmuş olabilir.

Eziklerde, örneğin otomobil kapısına sıkışan parmağa hemen kompres yapılırsa ağrı diner.

El ve ayak bileklerinin burkulmasında veya çarpmalarda oluşan şişlikler, yapılan kompresler sayesinde birkaç saat içinde veya bir gecede iner, ağrılar ise çok kısa sürede diner.

Basit yanık ve haşlanmalarda veya güneş yanıklarında şurup sürülür veya kompresler yapılırsa, acı diner, deri altında su toplanmaz. Ama bunun için deri yatışana kadar sık sık şurupla nemlendirilmeli ve ayrıca aynısafa merhemi kullanılmalıdır.

Dudak uçukları, çatlaklar, iltihaplı sivilceler ve gelişme aşamasındaki çıbanlar sık sık şurupla nemlendirilirse yok olurlar. Ama eğer oluşma aşamasını tamamlamışsa, iltihabı dışa akıtmak için, örneğin kara merhemle (ihtiyol merhemi) ve sıcak kompreslerle olgunlaştırılmalıdır. İltihap dışarı aktıktan sonra uygulanan şurupla çıban kısa sürede kuruyacaktır.

Akıntılı nezlelerde, 1/5 oranında suyla inceltilen şurup buruna iyice çekildiğinde, akıntı hemen durur ve tıkalı burun açılır.

Nasırların üstüne, 3-4 gün boyunca kompres uygulanır. Sonunda nasır kendiliğinden düşer veya köküyle birlikte çekip çıkarılabilir.

 

Nasıl kullanılır?

İçten kullanımda: Günde 1-4 kere, 1-2 çay kaşığı dolusu, bitki çaylarına veya ılık suya karıştırılıp seyreltilerek alınabilir. Çocuklar için bu oran yarıya indirilir. Akut durumlarda, 1-2 yemek kaşığı dolusu şurup, tek başına veya bir misli suyla seyreltilerek bir kerede içilir. Gebelik süresinde ve 10 yaşın altındaki çocuklarda içten kullanılması doğru olmayabilir. Bu konuda klinik araştırma eksikliği vardır. Bazı duyarlı bünyelerde alerjik tepkiler olabilir. Ancak şurup kullanımına son verildiğinde bu tepkiler biter.

Mide krampları ve kolit ağrılarında, 1-2 yemek kaşığı dolusu, tek başına veya aynı miktarda suyla inceltilerek bir kerede içilir.

Ağır yemeklerle midenin zorlanmış olduğu hallerde 1-3 yemek kaşığı şurup, tek başına veya aynı miktar suyla inceltilerek bir kerede içilir.

Mide ve bağırsaklarda biriken gazların salınımı için papatya, rezene veya nane çaylarına 2-3 tatlı kaşığı eklenerek içilir. Safrakesesi ağrılarını dindirir. Safrakesesi bölgesine ayrıca kompres uygulanmalıdır.

Romatizma ağrılarına karşı, günde 3-4 kere, 1 tatlı kaşığı dolusu şurup, bitki çaylarına eklenerek alınır ve ağrılı bölgelere ayrıca friksiyonlar veya kompresler uygulanır.

Kan temizliği için, 2-3 haftalık kürler uygulanır. Günde 3-4 kere, yarım veya bir tatlı kaşığı şurup, ısırgan otu-civanperçemi eşit karışımının çayına eklenir.

Uyuyamayanlar, yatmadan yarım saat önce, örneğin mayıs papatyası veya kediotu kökü çayına 1 tatlı kaşığı ekleyerek almalıdır. Sinirsel kökenli uykusuzluklarda kalp bölgesine friksiyonlar yapılabilir.

Şurubu sabah akşam kullananlar başkaca ilaca gerek duymayabilir. Çünkü bedeni güçlendirir, yüzü gençleştirir ve güzelleştirir.

Gırtlak, yutak ve dişeti iltihaplarında, dişeti çekilmesi ve kanamasında çok başarılıdır. Sek olarak veya aynı miktarda suyla inceltilerek bir yudum alınır ve ağzın içinde elden geldiğince uzun süre dolaştırılır. Sonra üstüne bir yudum su daha alınarak gargaralar yapılır ve yutulur. Bu tedavi, dişetini sağlıklı tutmak için bir önlem olarak haftada bir kere uygulanabilir. Dişeti rahatsızlıkları fark edildiğinde, bazen çok geç kalınmış olabiliyor. Şurup dişleri sarartabileceği için kullanımdan sonra dişler fırçalanmalıdır.

Diş ağrılarında da aynı tedavi uygulanır. Ama dişetine şurup kompresi yapılmamalıdır, çünkü uzun süreli bir kompres dişetini tahriş edebilir ve hatta yakabilir! Çalkalamalar yeterlidir.

İSVEÇ ŞURUBU TARİFİ

Malzemeler :
Melek otu 6,5 gr.
Mira 7 gr.
Çedvar 5,5 gr.
Centinyane 3,5 gr.
Besbase 1 gr.
Sarı Sabır 10 gr.
Safran 1 gr.
Revent kökü 9 gr.
Domuz dikeni 2 gr.
Sinemaki 1 gr.
Kakule 5 gr.
Tarçın 1 gr.
Kudret Helvası 10 gr.
Anason 1 gr.
Kafur 1 gr.
Nasıl Yapılır? -1
Tüm bu karışımlar   elma sirkesi ile karıştırılır. Ağzı kapalı cam şişede 2 hafta ılık ortamda bekletilir. Her gün çalkalanmalı ve ince bir süzgeçten iki kere süzülerek koyu renkli cam şişede muhafaza edilmelidir. Bu şurup bekledikçe etkisi artar.

Nasıl yapılır- 2

2-3 litrelik geniş ağızlı bir şişeye koyulur, üstüne 1,5 litre, 30-40 derecelik kanyak veya votka veya rom veya etil alkol-su karışımı veya elma sirkesi eklenir. Şişe 2 hafta boyunca, günde 2-3 kere çalkalanarak, güneşte veya sıcak bir ortamda ağzı kapalı olarak bekletilir. Süre sonunda, kullanılacak kadarı dört kat tülbentten birkaç kere geçirilerek tortularından iyice arındırılır ve koyu renkli şişelere aktarılır.

Büyük şişedeki posalı şurup ise serin ve loş bir ortamda bekletilir. Bekleme süresi arttıkça etkinliği de artar. Böylece, bu eşsiz iksire yıllar boyunca sahip olunabilir.

 

Kullanım Şekli Nasıl Olmalı?
Her sabah kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı içilir. İstenilirse bir çay bardağı suya yada salatalara sos olarak sızma zeytinyağı ile karıştırılabilir. Haricen kompres yapılarak da kullanılır.

NOT-Sirke ile yapıldığında oldukça keskin kokusu olur.Alkol ile yapılırsa sadece alkol kokusu olur.Tercih sizin

Tek dikkat edilmesi gereken içten kullanıldığında iki saat süreyle süt içilmemesi.
10 yaş altı çocuklarda içten kullanım denenmemiş bir de gebelere önerilmiyor.

Doktorlar ne diyor?
Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç, hastalarına tavsiye ettiği İsveç şurubunun doğanın insanoğluna genç ve sağlıklı kalması için bahşettiği bir şifa olduğunu söylüyor. İksirin vücuttaki serbest radikalleri temizleyen bir antioksidan olduğunu dile getiren Saraç, uzman tavsiyesiyle kullanılacak şurubun pekçok ağrıyı giderdiğini ve hücreleri yenileyerek vücudun genç kalmasını sayladığını ifade ediyor. Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi öğretim üyesi, aile hekimi Yrd. Doç. Ayşegül Yıldırım ise İsveç şurubunu bizzat kullananlardan. Kolayca hazırlanabilen iksirin özellikle spor yaralanmaları ve burkulmalarında tedavi gücünün yüksek olduğunu söylüyor. Dr. Yıldırım, kendi ayağı burkulduğunda İsveç şurubunu kompres yaparak kullanmış. “Ayağım çok çabuk iyileşti” diye anlatıyor.

Prof. Hüsrev Hatemi, İsveç şurubunu duymamış. Ancak şurubun içeriğindeki otların geleneksel tıbbın bilinen ilaçları olduğunu söylüyor. Katibzâde Mehmet Seyfi Efendi gibi geleneksel tıbbın üstadlarının bu reçeteleri asırlar önce verdiğini ifade eden Prof. Hatemi’nin bu konuda önemli bir uyarısı var: Ölçeğin mutlaka uzmanlar tarafından hazırlanması. Bu durumda ilacın şifa getireceğini kaydeden Hatemi, “Bitkisel ilaçlardan hayır gelmez anlayışı nasıl yanlışsa, bitkisel ilaçlardan zarar gelmez anlayışı da o kadar yanlıştır” diyor.

“Genç kızlarla yarışırım”
Mucize iksirin en coşkulu kullanıcılarından biri Sezen Aksu. İzmir Kemeraltı Kestane Pazarı’ndan getirttiği İsveç şurubunu hayatından eksik etmeyen sanatçı, annesinin romatizmal ağrılarını gidermek için iksiri kullanması üzerine kendisi de denemeye karar vermiş. “Son zamanlarda geçirdiğim yoğun sağlık problemlerimde; hipoglisemi, mide kanamaları, yumurtalıklarımda çıkan kist ve dolayısıyla panik ataklarda tıbbın pek bir yararını göremedim. Sağlık problemlerimin üstüne bu iksir bana adeta yeni bir canlılık ve enerji verdi. En ilginç yanı ise yumurtalığımda kist oluşumundan dolayı geçirdiğim ameliyat sonrası doktorlar bunun erken menopoz getireceğini söylemişlerdi. İsveç şurubu buna da şifa getirdi. Östrojen seviyem o kadar yüksek ki genç kızlarla yarışacak durumdayım” diyor.

Sezen Aksu, şimdi kendini dinamit gibi hissediyor. “Kimyasal içerikli ilaçların yerine artık doğanın getirdiği şifalara yönelmenin ne denli yaralı olduğunu bilincine varmalı insanımız” diye konuşuyor Sezen Aksu ve ekliyor: “Bakın bana, bu kadar yoğun bir hayat içersinde müthiş bir enerji ve yaşama sevincini nasıl sağlıyorum zannediyorsunuz?”

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s